Temajet © 2021. Tüm hakları saklıdır.

My Blog

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Sağlık
  4. »
  5. Hastanedeki Dedektörlü Kapıların Etkin İşletilmesini İstiyoruz!

Hastanedeki Dedektörlü Kapıların Etkin İşletilmesini İstiyoruz!

admin admin - - 10 dk okuma süresi
4 0

“Hastanedeki Dedektörlü Kapıların Etkin İşletilmesini İstiyoruz!”

BSHA / Ankara – Hekim Birliği Sendikası, kamu hastanelerinin girişlerine güvenlik amacıyla konulan dedektörlü kapıların etkin işletilmesini talep etti.

Sendika şu açıklamayı yaptı, “Hekim Birliği Sendikası olarak Ordu Devlet Hastanesinde hekimlerin, sağlık profesyonellerinin, hastaların ve hasta yakınlarının can güvenliğinin korunması amacıyla yaptığımız başvuru ve açtığımız davadaki esas talebimiz son derece açıktır: Bıçak, kesici-delici alet ve tehlike oluşturabilecek diğer araçların kuruma kontrolsüz biçimde sokulmasını önleyecek somut idari ve teknik tedbirlerin alınması.

Hastane girişlerine yüz binlerce lira harcanarak dedektörlü kapılar alınmış olmasına rağmen, bu cihazların güvenlik kontrolü amacıyla etkin işletilmemesi kabul edilemez. Cihazın elektrik bağlantısının bulunması, çalışması veya alarm vermesi tek başına güvenlik sağlandığını göstermez. Alarm sonrasında gerekli kontrol yapılmıyorsa, cihazın uyarısı karşılıksız bırakılıyorsa ve kişi kontrol edilmeden hastaneye girebiliyorsa, yapılan yatırım koruma amacına ulaşmıyor demektir.

Mahkemenin davayı reddeden kararında, talebimizin özünün yeterince değerlendirilmediği kanaatindeyiz. Uyuşmazlığın merkezindeki önleyici giriş kontrolü sorunu; kamera sayısı, güvenlik personeli sayısı, devriye hizmeti ve Beyaz Kod sisteminin varlığı üzerinden değerlendirilmiştir. Oysa açıklığa kavuşturulması gereken temel mesele, hastaneye tehlikeli aletlerle girişin fiilen önlenip önlenmediğidir.

“Başvurumuzda Ne İstedik?”

Sendikamızın 30 Aralık 2025 tarihli başvurusu, genel bir güvenlik talebinin ötesinde, uygulanması ve denetlenmesi mümkün somut tedbirler içermektedir.

Başvuruda, saha gözlemlerimize dayanarak ana girişlerdeki kapı tipi metal dedektörlerin kırmızı alarm vermesine rağmen kişilerin durdurulmadığı, alarmın nedeninin araştırılmadığı ve el dedektörüyle ikincil tarama yapılmadığı bildirilmiştir. Ayrıca bazı güvenlik görevlilerinin yetkileri konusunda tereddüt yaşadığı ve bu konuda yazılı görev emri bulunmadığını ifade ettiği aktarılmıştır.

Bu nedenle;

1. Dedektörlü kapıların bulunduğu noktalarda güvenlik personelinin yazılı olarak görevlendirilmesini, görevlendirme yapılmışsa belgelerinin tarafımıza verilmesini istedik.

2. Alarm sonrasında uygulanacak işlemlerin açıkça belirlenmesini talep ettik. Kişinin durdurulması, alarmı oluşturan eşyanın açıklığa kavuşturulması, yeniden geçiş yaptırılması ve alarmın sürmesi hâlinde el dedektörüyle temas olmadan kontrol yapılması için yazılı bir işleyiş oluşturulmasını istedik.

3. Tehlikeli eşya veya suç unsuru tespit edildiğinde izlenecek yolun belirlenmesini talep ettik. Güvenlik personelinin yetki sınırlarının, genel kolluğa bildirim usulünün ve müdahale sürecinin açıkça düzenlenmesini istedik.

4. Kontrolsüz girişlerin denetim altına alınmasını talep ettik. Yataklı servis, acil ve poliklinik girişleri yanında; acil servis MR yanı arka kapı, morg tarafı girişleri, reanimasyon ortak koridorundan bahçeye açılan kapılar, hemodiyaliz ve nükleer tıp girişleri için gerekli önleyici düzenlemelerin yapılmasını istedik.

5. Mevcut cihazların teknik yeterliliğinin denetlenmesini talep ettik. Dedektörlerin hassasiyet ve kalibrasyon kontrollerinin yapılmasını, çanta ve paket kontrolünde kullanılacak mevcut cihazların faal olup olmadığının belirlenmesini istedik.

6. Alınan tedbirlerin somut belgelerle bildirilmesini talep ettik. Yazılı görev emirleri, giriş kontrol talimatları ve uygulamaya ilişkin bilgilerin tarafımıza sunulmasını istedik.

Bu taleplerin tamamı aynı amaca yöneliktir: Tehlikeli aletlerin hastane içine ulaşmasını önlemek ve güvenlik hizmetini fiilen işler hâle getirmek.

“İdarenin Cevabı, Somut Uygulama Taleplerimizi Karşılamamıştır”

Hastane yönetiminin 30 Ocak 2026 tarihli cevabında, özel güvenlik görevlilerinin yetkilerine ilişkin kanun hükümleri aktarılmış; belirttiğimiz alanların devriye ve kamerayla takip edildiği, yeni güvenlik görevlilerinin başlamasıyla sabit görev noktalarına yönelik planlama yapılacağı belirtilmiştir.

Ancak kanuni yetkinin açıklanması, o yetkinin hastane girişinde düzenli ve etkili biçimde kullanıldığını göstermemektedir. Gelecekte planlama yapılacağının bildirilmesi de talep edilen tedbirlerin uygulamaya geçirildiğinin belgesi değildir.

Başvurumuzun yanıtı; hangi girişte kimin görevlendirildiğini, dedektör alarmında hangi işlemin yapıldığını, kontrolsüz geçişlerin nasıl giderildiğini ve cihazların teknik kontrollerinin ne zaman gerçekleştirildiğini somut biçimde ortaya koymalıdır.

“Mahkeme Kararına Yönelik İtirazımızın Temeli Budur”

Ordu İdare Mahkemesi, davayı reddeden kararında hastanede 257 kamerayla izleme yapıldığını, farklı hizmet binaları dâhil toplam 75 güvenlik görevlisinin bulunduğunu, devriye hizmeti verildiğini, kritik alanlarda sabit personel görevlendirildiğini ve Beyaz Kod sisteminin aktif olduğunu belirtmiştir. Kararda, ilgili kanunlar kapsamında arama ve kontrol yapıldığı da kabul edilmiştir.

Buna karşılık, sendikamızın bildirdiği **alarm verilmesine rağmen kontrolsüz geçiş yapılması** iddiasının hangi somut uygulama kayıtlarıyla karşılandığı, belirttiğimiz giriş noktalarının nasıl denetim altına alındığı ve istediğimiz yazılı görev talimatlarının içeriği karar gerekçesinde ayrı ayrı açıklanmamıştır.

Kamera sayısı, bütün girişlerin etkin kontrol edildiğini tek başına göstermez. Hastanenin ve ek birimlerinin toplam güvenlik personeli sayısı da her girişte, her vardiyada yeterli kontrol bulunduğunu kendiliğinden ortaya koymaz. Bunun anlaşılması için görev noktalarının, vardiya dağılımının ve uygulanan kontrol usullerinin incelenmesi gerekir.

Kameralar, devriye hizmeti ve Beyaz Kod sistemi güvenliğin önemli unsurlarıdır. Ancak tehlikeli eşyanın kuruma girişini önleyen kontrolün yerini tek başlarına tutamazlar. Dedektör alarmının ardından kontrol yapılmaması iddiası, kamera ve personel sayılarına bakılarak giderilmiş sayılamaz.

Mahkeme kararında, hastanede gerçekleşen yumruk atma, itme ve çantayla vurma olaylarının tek başına güvenlik zafiyeti olarak değerlendirilemeyeceği ifade edilmiştir. Oysa davamızın temelinde, her şiddet olayından otomatik olarak idarenin sorumlu tutulması talebi bulunmamaktadır. Davamız, önceden bildirdiğimiz somut giriş kontrolü eksikliklerinin giderilmesi talebine dayanmaktadır. Henüz bıçaklı veya silahlı bir saldırı yaşanmamış olması, bu araçların hastaneye girişini önleyecek tedbirlerin ertelenmesini haklı kılmaz. Önleyici güvenlik hizmetinin amacı, zarar meydana gelmeden önce riski azaltmaktır.

“Kamu Kaynağıyla Alınan Cihazlar Koruma Amacına Uygun İşletilmelidir”

Hastane kapısına dedektör yerleştirmek, beraberinde bir uygulama sorumluluğu getirir. Bu sorumluluk; cihazın bakımının yapılmasını, doğru ayarlanmasını, görevli personelin eğitimini, alarm sonrasında izlenecek işlemlerin belirlenmesini ve uygulamanın denetlenmesini kapsar. Yüz binlerce lira harcanarak alınan cihazların alarmı dikkate alınmadan geçiş yapılabiliyorsa, hem can güvenliği hem de kamu kaynaklarının etkili kullanılması bakımından ciddi bir sorun vardır. İdareden beklediğimiz, mevcut imkânları koruma amacına uygun biçimde kullanması ve bildirdiğimiz açıkları gidermesidir. Bunun için yeni bir saldırının gerçekleşmesini beklemeye gerek yoktur.

Taleplerimiz !

Hastane yönetimini ve ilgili idari makamları;

– Mevcut dedektörlü kapıları ve diğer kontrol cihazlarını etkin biçimde işletmeye,
– Alarm sonrası kontrol ve kolluğa bildirim sürecini yazılı talimata bağlamaya,
– Giriş noktalarındaki görevlendirmeleri vardiya bazında açıkça belirlemeye,
– Kontrolsüz geçişlere karşı, acil sağlık hizmetini ve güvenli tahliyeyi aksatmayacak düzenlemeler yapmaya,
– Kesici-delici alet ve tehlikeli eşya tespitinde hukuka uygun işlem yapılmasını sağlayacak usulleri oluşturmaya,
– Cihazların bakım, hassasiyet ve kalibrasyon kontrollerini gerçekleştirmeye,
– Alınan tedbirleri uygulama belgeleriyle ortaya koymaya çağırıyoruz.

Güvenlik tedbirleri, hastaların sağlık hizmetine erişimini koruyacak ve acil müdahaleyi geciktirmeyecek biçimde planlanmalıdır. Etkili giriş kontrolü, hastaların, hasta yakınlarının ve sağlık profesyonellerinin ortak güvenliğini sağlayacaktır.

Hekim Birliği Sendikası olarak mahkeme kararının, başvurumuzdaki somut talepler ve fiilî uygulama eksiklikleri yönünden eksik değerlendirmeye dayandığı kanaatindeyiz. Karara yönelik itirazlarımızın ve güvenli çalışma ortamı talebimizin takipçisi olacağız.

Hekimlerin ve sağlık profesyonellerinin can güvenliği, gelecekte yapılacağı söylenen planlara bırakılamaz.

Dedektör alarmı karşılıksız kalmamalı, tehlikeli aletler hastane koridorlarına ulaşmadan tespit edilmelidir. Güvenlik için yapılan yatırım, güvenlik sağlayan bir uygulamaya dönüşmelidir. (BSHA / Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

 

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir